23 Mart 2017 Perşembe

Motosiklet İle Kaza Yapmak ve Sonrası

KAZA ANI

Önceki kayıtlarımda kurye olarak çalıştığımdan bahsetmiştim. Yine böyle bir günün gecesinde, son siparişimi bırakmış, dükkana sadece 300-350 metre kalmışken, 22 Mart 2017 günü saat 00:30 civarında bir kaza yaptım.

Edirne Emniyet Müdürlüğünden, T.Ü. Eğitim Fakültesi yönüne doğru ilerlerken önümde yaklaşık 20-30 km hızla ilerleyen lacivert renkli Renault Clio olduğunu tahmin ettiğim aracı Arda caddesinin kesişiminde sollamaya kalktım. Karşı şeride geçtim ve gazı açtığım anda araç Arda caddesine dönmek için direksiyonu çevirdi ve dolayısıyla önüme kırmış oldu.


Mesafe çok kısa olduğu için ani ve sert bir fren yapmak zorundaydım. Freni yaptıktan sonra ön tekerlek kaydı ve sağ tarafa doğru sert bir şekilde düştüm. İlk düşme anında sağ dizimi ve ayağımı yere çarptım, ardından yolda birkaç takla atarak durdum. Motosiklet de yerde 5-10 metre sürüklenerek durdu.

KAZA SONRASI OLAY YERİNDE

Araç sinyal vermeden ani bir dönüş yaptığı için hatalı olduğunun farkındaydı sanırım ki sadece 2-3 metre arkasında olan kazayı duymazdan gelerek yoluna devam etti ve yaklaşık 100 metre ilerde durarak birkaç dakika bekledi. Bu sırada insanlar yardım için yanıma geldiler ve ambulans çağrıldı. Üzerimde kaskım, montum ve eldivenim olduğu için belden üstüme hiçbir şey olmadı ancak dizliğim ya da motosiklet pantolonum ve botum olmadığı için dizim ve ayak baş parmağım ciddi şekilde acıyor ve ağrıyordu. Ambulans çok kısa bir sürede, telefon edildikten yaklaşık 4-5 dakika içerisinde olay yerine ulaştı. Boyunluk takma, sedyeye alma işlemlerinden sonra ambulansla T.Ü. Tıp Fakültesi Hastanesine götürüldüm.

HASTANEDE

Burada beklediğimden çok daha fazla kontrol işlemlerinden geçtim. Önce tansiyon ölçümü, doktorların "nerende ağrı var, buran ağrıyor mu" gibi soruları ve elle kontrolleri, ardından polisin alkolmetre ile alkol muayenesi(evet, o şeyi üfledim), ardından bütün vücudumun röntgeninin çekilmesi ve beyin tomografisi... Bu işlemlerden sonra vücudumda herhangi bir kırığımın olmadığı anlaşıldı. Dizimdeki açık yaraya pansuman yapıldı ve beklemeye başladım. Doktor, 12 saat müşahede altında kalmam gerektiğini ancak gerekli birkaç kağıdı imzalayarak çıkış yapabileceğimi söyledi. Ben de bir şey çıkacağını düşünmediğim için kağıtları imzaladım ve çıkışımı yaptım.

POLİS KARAKOLU ve İFADE İŞLEMLERİ

Henüz işlemler bitmedi tabii. Şimdi polis karakoluna gidip ifade verme kısmı var. Bunun için gittim karakola. İfademi alacak olan polis memuruna olayı anlattım. O da anlattıklarımı düzenleyerek ifade tutanağına geçirdi. Şikayetçi olup olmadığımı sordu. Şikayetçi olduğumu söyledim. Tutanağı da yine bu şekilde düzenledi ve bana okuttu. Benden onayı aldıktan sonra tutanağın çıktısını aldı ve imzamı attım. Sağlık raporunun henüz ellerine ulaşmadığını(sanırım hastane polisi halledecek o işi), bunun için beni arayabileceklerini söyledi ve işlemler bitti. Karakoldan çıktım ve evime döndüm.

Şimdilik işlemler bu kadar. Gelişme oldukça buraya aktarmaya devam edeceğim.












Bugün 19 Haziran 2017. Kaza hakkında olanları yazacağım demiştim ama çok bir şey olmadığı için kaldı öyle. Ben de kalmasın dedim, yazayım bir şeyler..

Kazadan birkaç gün sonra beni bir sigorta şirketinden aradılar ve kaza sonrasında kalıcı sakatlığım olup olmadığını sordu. Olmadığını söyledim. Eğer kalıcı bir sakatlığım olsaymış tazminat hakkım olabilirmiş. Yani buradan anlaşılıyor ki, kaza yapmama sebep olan kişiyi polis bulmuş. Oradan da adamın sigorta şirketine ulaşılmış. Şikayetçi olduğuma dair ifade verdiğim halde hala o konuda bir ilerleme olmadı, çok da umursamadım açıkçası. Karakola gidip sormaya üşendim hep. Durum bu şekilde.

Not: Polisin "bir gelişme olursa seni arayacağız" lafına inanmayın, takipçisi olmak istiyorsanız gidip kendiniz sorun.